Various shaped and colored bacteria forming a dense biofilm network

Hepimiz daha sağlıklı bir bağırsak sisteminden, mikrobiyotayı zenginleştirmenin öneminden ve lifli beslenmenin mucizelerinden bahsediyoruz; ancak asıl mesele sadece tabağımıza ne kadar lif eklediğimiz değil, o liflerin bağırsaklarımızdaki milyarlarca canlı tarafından nasıl karşılandığıdır.

Aynaya baktığımızda sağlıklı görünmek veya sadece popüler prebiyotikleri tüketmek harika gözükebilir, peki ya hücresel ve mikrobiyal düzeyde ne durumdayız? Modern dünyada gerçek bir bağırsak sağlığının ve bütünsel zindeliğin sırrı, aslında tükettiğimiz besinlerin benzersiz bağırsak ekosistemimizle kurduğu genetik ortaklıkta saklıdır.

Gelin, tek tip beslenme kalıplarını bir kenara bırakıp, bağırsaklarımızın derinliklerindeki gizli kodlarla beslenme programlarımızı nasıl tamamen kişiselleştirebileceğimize yakından bakalım.

Herkese Aynı Diyet Devri Kapanıyor mu?

İnsan bağırsak mikrobiyotası, parmak izi gibi bireyler arasında büyük farklılıklar göstermektedir (1). Son yıllarda yapılan çalışmalar, bazı bağırsak bakterilerinin belirli prebiyotik lifleri parçalayabilmesini sağlayan özel gen kümelerine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu genler, “TRG (Target/Transferable Related Genes)” veya mikrobiyal karbonhidrat kullanım genleri kapsamında incelenmektedir.

Beslenme biliminde kişiselleştirilmiş yaklaşımların bu kadar büyük bir önem kazanmasının temel nedeni; bu genetik farklılıklar nedeniyle aynı prebiyotik kaynağının farklı bireylerde farklı metabolik sonuçlar oluşturabilmesidir (1, 2). Dolayısıyla mikrobiyom temelli bu yaklaşım, geleceğin hassas beslenme (precision nutrition) uygulamalarının temel bileşenlerinden biri olarak görülmektedir (1).

Mikrobiyal Düzeyde Neler Oluyor?

Bağırsak sağlığı, genelgeçer diyet listeleriyle yönetilebilecek statik bir durum olmaktan ziyade, bakterilerimizin genetik kapasitelerine göre şekillenen dinamik bir süreçtir (1). Her insanın bağırsak mikrobiyomu benzersizdir; bağırsak bakterilerinin bazıları belirli lifleri sindirebilecek özel genlere sahipken, bazıları değildir.

Metagenomik teknolojiler sayesinde bakterilerin lif metabolizmasındaki genetik kapasitesi analiz edilerek kişiye özgü prebiyotik ve beslenme stratejileri geliştirilebilmektedir.

TRG genleri sayesinde bakterilerin bu gizli metabolik yeteneklerinin incelenmesi, gelecekte bireyin mikrobiyotasına en uygun liflerin, prebiyotiklerin ve probiyotiklerin belirlenmesine katkı sağlayacaktır. Bu yaklaşım, “herkese aynı diyet” anlayışından uzaklaşarak mikrobiyom temelli kişiselleştirilmiş beslenmenin önünü açmaktadır (1, 2). Diet-mikrobiyota etkileşimleri ve glisemik yanıtların kişiselleştirilmesi üzerine yapılan klinik araştırmalar da bu mikrobiyal altyapının önemini doğrulamaktadır (1, 2).

Klinik Tablo ve Fonksiyonel Hastalıkların Yönetimi

Bağırsak bakterilerinin genetik şifrelerini çözmek, özellikle fonksiyonel gastrointestinal hastalıkların yönetiminde yeni bir dönem başlatabilir. Bakterilerin lifleri işleme yeteneğindeki bu genetik farklılıkların analiz edilmesi, şu kronik süreçlerin tedavisinde yeni fırsatlar sunmaktadır:

• İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) yönetimi,

• İnce bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalma (SİBO) tedavisi,

• Fonksiyonel gastrointestinal hastalıkların beslenme süreçleri.

Bağırsak mikrobiyotasını hedefleyen diyet modellerinin, bireylerin immün (bağışıklık) durumunu doğrudan modüle edebildiği klinik olarak gösterilmiştir (3).

Sonuç Olarak:

Bağırsaklarımızdaki mikrobiyal ekosistem, besinlerle olan ilişkimizi belirleyen en net biyolojik aynadır (1). Lif metabolizması ve prebiyotiklerin işlenmesi gibi kritik süreçleri yöneten TRG genleri, beslenme tedavilerinin neden kişiye özel olması gerektiğini bize bir kez daha kanıtlamaktadır (1, 2). Bilimin ışığında, sadece popüler akımları takip etmek yerine bağırsak bakterilerimizin genetik kapasitelerini anlamaya odaklanmak; İBS, SİBO gibi zorlu süreçleri yönetmek ve hayat kalitemizi en üst seviyeye çıkarmak adına geleceğin en güçlü anahtarıdır.

Stj.Dyt. İclal Ayşenur DEDEKOÇ

Diyetisyenler ve Adayları Platformu – Blog Yazarı

KAYNAKÇA

1. Kolodziejczyk, A. A., Zheng, D., & Elinav, E. (2019). Diet–microbiota interactions and personalized nutrition. Nature Reviews Microbiology, 17(12), 742–753.

2. Wastyk, H. C., Fragiadakis, G. K., Perelman, D., et al. (2021). Gut-microbiota-targeted diets mod-ulate human immune status. Cell, 184(16), 4137–4153.

3. Zeevi, D., Korem, T., Zmora, N., et al. (2015). Personalized nutrition by prediction of glycemic responses. Cell, 163(5), 1079–1094.

Categories:

Tags:

No responses yet

Bir Cevap Yazın

Geleceği Besleyenlerin Buluşma Noktası sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin