Green tea leaves and antioxidant chemical molecular structure illustration

Yeşil çayın ana polifenolü olan EGCG (Epigallocatechin gallate), kağıt üzerinde kusursuz bir bileşiktir; ancak tıp ve beslenme dünyası uzun zamandır bir “biyoyararlanım paradoksu” ile karşı karşıyadır (2). İn vitro hücre kültürü modellerinde muazzam bir hücresel oksidatif stres kalkanı olan bu molekül, insan vücuduna (in vivo) girdiğinde bağırsak lümeninde hızla parçalanır ve kana geçiş oranı %1’in altında kalmaktadır (2). Bu yazımızda bu paradoksa yakından bir bakalım.

EGCG ve Biyoyararlanım Paradoksu

EGCG, hücresel boyutta gen ekspresyonlarını doğrudan etkileyebilen güçlü bir moleküldür (4). Özellikle in vitro çalışmalarda, hücrenin ana antioksidan savunma şalteri olan NFE2L2 (Nrf2) gen ekspresyonunu aktive ettiği ve oksidatif hasara karşı hücreyi koruduğu net bir şekilde gösterilmiştir (4). Ancak zayıf stabilitesi nedeniyle bağırsak bazik ortamında hızla okside olur (4). EGCG’yi askorbik asit (C vitamini) gibi bir antioksidanla eşzamanlı tüketmek, bağırsak lümenindeki pH’ı düşürerek EGCG’nin oksidasyonunu engeller ve enterositlerden kana geçişini (biyoyararlanımını) moleküler düzeyde korur (4).

Duyu Beslenmesi (Sensory Nutrition) Yaklaşımı

Son yıllarda geliştirilen Duyu Beslenmesi (Sensory Nutrition) yaklaşımı, bu paradoksun yalnızca emilim üzerinden açıklanamayacağını ortaya koymuştur (5). Bu yaklaşıma göre besinler, sindirilmeden ve dolaşıma geçmeden önce bile ağız ve burundaki kemoreseptörler aracılığıyla merkezi sinir sistemine sinyaller göndererek metabolik yanıtları başlatabilmektedir (5). Böylece besinlerin sağlık etkileri yalnızca dolaşımdaki miktarlarına değil, oluşturdukları duyusal ve nörolojik uyarılara da bağlı olabilmektedir (5). Bu yaklaşımın bilimsel önemini vurgulamak amacıyla National Institutes of Health (NIH) tarafından 2019 yılında “Sensory Nutrition and Disease” çalıştayı düzenlenmiş; nörobilim, beslenme, psikoloji, gıda bilimi ve tıp alanlarından araştırmacılar bir araya gelerek duyusal sistemlerin beslenme davranışı ve metabolik sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirmiştir (3).

Kemoreseptörler ve Hücresel Sinyal İletimi

Duyu beslenmesi, EGCG gibi buruk/acı (bitter) tada sahip fitokimyasalların ağızdaki tat reseptörlerini (TAS2R) uyararak sefalik faz reflekslerini nasıl başlattığını ve sindirim kanalını emilime nasıl hazırladığını inceliyor (1). Klasik beslenme yaklaşımı, “önce sindirim sonra etki” modelini temel almaktadır (5).

Ancak güncel araştırmalar, tat, koku ve ağızda oluşan kimyasal duyuların sindirim başlamadan önce metabolik süreçleri aktive edebildiğini göstermektedir (5). Ağız ve burun boşluğunda bulunan kemoreseptörler, besinlerden gelen kimyasal uyarıları algılayarak bunları saniyeler içinde merkezi sinir sistemine iletir (5). Bu reseptörler yalnızca beş temel tadı değil; yağ asitlerini, mentolü, nikotini, uçucu aromatik bileşikleri, sıcaklığı, pH değişimlerini ve ozmotik basıncı da algılayabilmektedir (5).

Klinik Çıkarımlar ve Güvenli Tüketim

Ağızdaki yalnızca birkaç saniyelik tat sinyali metabolizmayı etkilemeye başlayabilir (5). Ağız, sindirim sisteminin ilk nörolojik kontrol merkezidir (5). Her besin önce beyin tarafından değerlendirilir, sonra sindirilir (5). EGCG’nin biyoyararlanımını artırmak amacıyla

tasarlanan yüksek dozlu, izole yeşil çay ekstraktı takviyelerinin (suplementlerin), aç karnına alındığında hepatotoksisiteye (karaciğer hasarına) neden olabildiği rapor edilmiştir (2). Bu yüzden fonksiyonel gıda matriksleri içindeki “doğal” alım her zaman daha güvenli kabul edilmektedir (2).

Sonuç olarak duyu beslenmesi, gelecekte kişiselleştirilmiş beslenme, nörobeslenme ve davranışsal beslenme yaklaşımlarının temel bileşenlerinden biri olabilir (5).

Stj.Dyt. İclal Ayşenur DEDEKOÇ

Diyetisyen ve Diyetisyen Adayları Platformu – Blog Yazarı

KAYNAKÇA

1. Drewnowski, A., & Gomez-Carneros, C. (2000). Bitter taste, phytonutrients, and the consumer: a review. The American Journal of Clinical Nutrition, 72(6), 1424-1435.

2. Mereles, D., & Hunstein, W. (2011). Epigallocatechin-3-gallate (EGCG) for clinical trials: more pitfalls than promises? International Journal of Molecular Sciences, 12(9), 5592-5603.

3. National Institutes of Health. (2019). Sensory Nutrition and Disease Workshop Report. NIH-Sensory Workgroup.

4. Na, H. K., & Surh, Y. J. (2008). Modulation of Nrf2-mediated antioxidant and detoxifying enzyme induction by the green tea polyphenol EGCG. Food and Chemical Toxicology, 46(4), 1298-1307.

5. Osakabe, N., Shimizu, T., Fujii, Y., Fushimi, T., & Calabrese, V. (2024). Sensory nutrition and bitterness and astringency of polyphenols. Biomolecules, 14(2), 234.

6. Green, R. J., Murphy, A. S., Schulz, B., Watkins, B. A., & Ferruzzi, M. G. (2007). Common tea formulations modulate in vitro digestive recovery of green tea catechins. Molecular Nutrition & Food Research, 51(9), 1152-1162.

7. Peters, C. M., Green, R. J., Janle, E. M., & Ferruzzi, M. G. (2010). Formulation with ascorbic acid and sucrose modulates catechin bioavailability from green tea. Food Research International, 43(1), 95-102.

Categories:

Tags:

No responses yet

Bir Cevap Yazın

Geleceği Besleyenlerin Buluşma Noktası sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin